ericson un psikososyal gelişim evreleri

Gelişimitoplumsal, psikolojik ve biyolojik süreçlerin birleşimi ile açıklamıştır. Ayrıca ona göre; destekleyici bir psikososyal ortam, birey ve toplum arasındaki karşılıklı oluşumun gerçekleşmesi için gereklidir. Erikson’un Psikososyal Gelişim Evreleri Eriksonun psikososyal gelişim aşamalarına cevap Sağlıklı bir bireyin tarihi boyunca geçtiği bir dizi aşamayı tanımlayan bütünleyici bir psikanalitik teori hayati. Her aşamada çatışmada iki kuvvetin psikososyal krizi ile karakterize olacak. Sigmund Freud gibi Erikson da kişiliğin bir dizi aşamada geliştiğine inanıyordu. Yazar Erik H. Erikson Yayınevi: Okuyan Us Yayınları. En Geç 20 Temmuz Çarşamba günü kargoda. 20. yüzyılın en önemli psikanalistlerinden Erik H. Erikson'un, insanın 8 evresini tanımladığı 'psikososyal gelişim kuramı' psikoloji dünyasında çığır açmıştır. Erikson'un evreleri, hem sosyal hem de psikolojik odaklanmayla Erik Erikson (1902–1994), Freud'un tartışmalı psikoseksüel teorisini alan ve onu sekiz aşamalı bir psikososyal gelişim teorisine dönüştüren bir sahne teorisyeniydi. Freud bu gelişimi Psikoseksüel gelişim kuramı adı alında oral, anal, fallik, latent ve genital aşamalar olmak üzere beş aşamada inceler. Bu gelişim evrelerinin her biri kendi içerisinde libido adını verdiğimiz cinsel enerjiyi farklı şekillerde yansıtır. Psikoseksüel evreler olarak adlandırılan bu aşamalarda cinsel Site De Rencontre Non Payant Serieux. Başlıklar1 PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMININ TEMEL KAVRAMLARI Epigenetik İlke Sosyo-Kültürel İlke Psikososyal Kriz2 PSİKOSOSYAL GELİŞİM DÖNEMLERİ 1 Temel Güvene Karşı Güvensizlik 0-2 Yaş 2 Özerkliğe Karşı Kuşku Ve Utanç 2-3 Yaş 3 Girişimciliğe Karşı Suçluluk 3-6 Yaş 4 Başarıya Karşı Aşağılık Duygusu 6-12 Yaş 5 Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası 12-18 Yaş 6 Yakınlığa Karşı Yalnızlık 18-30 Yaş 7 Üretkenliğe Karşı Durgunluk 30-65 Yaş 8 Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk 65+ Yaş Psikososyal gelişim kuramının kurucusu Erik Erikson, Freud’un kuramından etkilenmekle beraber ondan daha farklı bir şekilde ele almıştır. Erikson, Freud’dan farklı olarak gelişimi ergenliğin sonuna kadar değil, yaşamın sonuna kadar olduğunu söylemiş ve cinselliğe Frued kadar vurgu yapmamıştır. Kişilik gelişiminde, biyolojik etmenlerden daha çok sosyo-kültürel etmenlerin varlığını vurgulamıştır. Bir diğer fark ise insanların doğuştan yıkıcı olmadığı, akılcı ve yapıcı bir varlık olduğuyla ilgiliydi. Erikson kuramını kendi hayatıyla yaşayan ender insanlardan biridir. Ona göre insan, kendi gelişimini belirlemede önemli bir rol üstlenir. Bundan dolayı soy ismini değiştirip Erikson yapmıştır Erikson Erik’in oğlu. Bu soy ismini almasının temel nedeni insanın kendi öznesi olmasından dolayıdır. PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMININ TEMEL KAVRAMLARI Epigenetik İlke Epigenetik ilke, çeşitli gelişim dönemlerinde belli gelişim dönemlerinde belli gelişimsel özelliklerin ardışık olarak ortaya çıkmasının, önceden kurgulanmış biyolojik temellere dayalı olduğunu ifade eden ilkedir. Erikson kuramını oluştururken, insan gelişiminin epigenetik ilkeye göre ilerlediğini söyler. Sosyo-Kültürel İlke Erikson kişilik gelişiminin oluşmasında hem biyolojik unsurun hem de toplumsal unsurların olduğunu söylemiştir. Yani kişilik kalıtımın, kişinin ve kültürün etkileşimi sonucu oluşur. Psikososyal Kriz Erikson’un psikososyal gelişim kuramında, her döneme ait krizlerin olduğunu ve bu krizlerin belli zaman aralığında çözülmesi gerektiğini söyler. Freud, kuramında krizlerin çözülmemesi ileride geri dönüşü çok zor olan sorunlara sebep olacağını söylerken, Erikson biraz daha esnek olduğunu söyler. Krizlerin kendi döneminde çözülmesinin daha iyi olduğunu dile getirir, ancak krizin çözülmemesi ilerisi için sorun olsa da çözülmesi o kadar da zor değildir. PSİKOSOSYAL GELİŞİM DÖNEMLERİ Erikson’un psikososyal gelişim kuramı sekiz evreden oluşur. Bu sekiz evre doğumdan başlayıp ölüme kadar olan zamanı kapsar. Yaş Aralığı Psikososyal Gelişim Dönemleri 0-2 Temel Güvene Karşı Güvensizlik 2-3 Özerkliğe Karşı Kuşku Ve Utanç 3-6 Girişimciliğe Karşı Suçluluk 6-12 Başarıya Karşı Aşağılık Duygusu 12-18 Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası 18-30 Yakınlığa Karşı Yalnızlık 30-65 Üretkenliğe Karşı Durgunluk 65+ Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk 1 Temel Güvene Karşı Güvensizlik 0-2 Yaş Bu dönem Freud’un oral dönemine karşılık gelir. Sağlıklı kişilik gelişiminde bireyin kendisine ve çevresine karşı güven geliştirmesi kazanılması gereken ilk özelliktir. Bu dönemde bebeğin temel gereksinimlerinin karşılanması çok önemli bir noktadır. Dışa bağımlı olan bebekler, dış çevreden gelen bakıma göre dünyayı algılar. Yani annenin ya da bakıcısı olan kişinin bebeğe yaklaşımı, bebeğin dünyayı yorumlamasını sağlar. Bebeklerdeki temel güven duygusu, ona bakan kişinin ilgisi, sevgisi, beslemesi ve ihtiyaçlarını gidermesine bağlıdır. Bu ihtiyaçlar düzgün ve tutarlı bir şekilde karşılanırsa bebek hem kendisine hem de dış dünyaya karşı güven duygusu oluşturacaktır. Aksi taktirde güvensizlik duygusu oluşur ve bebek ilerleyen yaşlarda sosyal ilişki kurmaktan kaçınan, çekingen, kaygılı ve kendisine güveni olmayan biri olabilir. Bebeklerdeki bağlanma konusunda çalışma yapan Bolwby, bebeklerin üç tür bağlanma yaşadığını söylemiştir. Bunlar; güvenli, güvensiz-kaçınan ve güvensiz-çelişkili bağlanmadır. Bowlby’in bağlanma kuramı hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız. 2 Özerkliğe Karşı Kuşku Ve Utanç 2-3 Yaş Bu dönem Freud’un anal dönemine denk gelir. Oyun dönemi olarak da nitelendirilen bu dönem çocuğun yürümeye ve konuşmaya başladığı zamandır. Çocuğun annesine olan bağımlılığı azalır ve çevreyi tanımaya başlar. Kendi başına yaptığı eylemlerden haz almaya başlar. Çocuğun kendi başına olan davranışlarının desteklenmesi, yaptıklarından dolayı cezalandırılmaması çocukların özerklik kazanmasında önemlidir. Bu dönemde çocuklar kendi başlarına yemek yeme, eşyalarını toplama, giyinme gibi davranışlarda bulunarak kendi kendisine yetebilme duygusunu kazanır. Aksi takdirde ailesi tarafından kısıtlanan ve kendi başlarına yapması gereken işleri başkasının yapması sonucunda, çocuğun kendi kapasitesi hakkında kuşkuya düşmesine ve işleri başaramama duygusunun oluşmasına yol açacaktır. Ayrıca çocuk çekingen, başkalarına bağımlı ve saldırgan bir kişiliğe bürünebilir. 3 Girişimciliğe Karşı Suçluluk 3-6 Yaş Bu dönem Freud’un fallik dönemine karşılık gelir. Yavaş yavaş özerklik kazanan çocuk artık çevresini daha çok merak etmeye başlar. Belli amaçlar doğrultusunda hareket etme, davranışlarının sonuçlarını görme ve sorumluluk alma gibi davranışlar gösterir. Bu dönemde çocuklar çok meraklıdır. Her şeyle ilgili sorular sorar özellikle cinsellikle ilgili. Bu dönemde çocuklar enerjilerini belli etkinliklere yöneltir. Araştırma ve keşfetme içinde olan çocukların bu ihtiyaçları doğru şekilde karşılanır ve merak ettikleri konular onun anlayacağı şekilde anlatırsa bu çocuk için kritik evrenin olumlu bir şekilde atlatmasını sağlar. Böylece çocuklar neler yapabileceğini ve nasıl davranmaları gerektiğini bilir. Aksi taktirde, çocuklar cezalandırılır ve yaptıklarından, sordukları sorulardan dolayı azarlanırsa suçluluk duygusu geliştirirler. Suçluluk duygusu yaşayan çocuklar, kendilerine güvenleri olmayan ve yapıtları davranışlarının sürekli yanlış olduğunu düşünen bireylere dönüşür. 4 Başarıya Karşı Aşağılık Duygusu 6-12 Yaş Bu dönem Freud’un gizli latent dönemine denk gelir. Bu evrede çocuklar okula başlar. İlk defa aile ortamından farklı bir yerde bulunan çocuklar, kendilerini anlatma ve sosyal çevresini genişletme durumuna girer. Okul çağındaki çocuklar olumlu sosyal ilişkiler kurmak, üretken olmak, beğeni kazanmak için girişimlerde bulunur. Yaptığı işlerde başarılı olan çocukların, ailesi ve çevresi tarafından desteklenmesi, çocukların cesaretlendirilmesi onlardaki başarı duygusunu ortaya çıkartacak ve olumlu bir kişilik gelişiminin zemini hazırlayacaktır. Bu sayede çocuklar hem yaptığı işlerden haz duyacak hem de olumlu bir benlik olgusu kazanmaya başlayacaktır. Aksi taktirde çocuklara sorumluluk verilmemesi, çocuklarının yapması gereken işlerin üstesinden gelemeyeceği duygusunun hissettirilmesi, onlarda aşağılık duygusuna yol açacak ve olumsuz bir benlik imajının oluşmasına sebebiyet verecektir. Çocuk ilerleyen yaşlarda utangaç ve insanlardan uzak biri olabilir. Yapması gereken işleri sürekli erteleyen ve etkinliklere katılmayan biri haline dönüşebilir. 5 Kimlik Kazanımına Karşı Rol Karmaşası 12-18 Yaş Bu dönem Freud’un genital dönemine karşılık gelir. Bu dönem ergenlik dönemine karşılık gelir ve ergen sürekli olarak ben kimim?’ sorusunun sorar kendisine. Benlik gelişiminin yoğunlaştığı dönemdir. Birey bu dönemde nasıl bir kişilik olduğunu ve nasıl bir yol izlemesi gerektiğini düşünür. Olumlu benlik geliştiren bireyler, ya bir kimlik kazanma yoluna girer ya da bir kimlik karmaşası yaşar. Birey kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda oluşturacağı bir kimlik kazanımıyla, geleceğe yönelik planlar yapar ve bu doğrultuda kararlar verir. Kendine özgü değerler sistemi kurma ve kendi dünya görüşünü oluşturma bu evrede başlar. Daha önceki evreleri olumlu bir şekilde atlatan birey, düşünceleriyle tutarlı bir şekilde kim olduğunu ve neler yapması gerektiğini kurgulayarak bu doğrultuda hareket eder. Eğer birey kimlik oluşturma sürecinde olumlu bir benliğe sahip değilse, kimlik kazanma yolunda zorluklar çekecektir ya da kimlik kazanımını ertelemek isteyecektir. Bundan dolayı geleceğe dair planlar yapmayıp, hangi kararları alması gerektiğini bilmeyebilir. Ergen bireyin, kimlik kazanma sürecinde toplumca kabul görmüş değerleri benimseme, yaşadığı hızlı fizyolojik değişimle baş etme, aileden bağımsız olma ve cinsiyetine uygun roller elde etme gibi durumlarla baş başadır. Bu durumlar kimlik kazanma yolunda baş edilmesi gereken durumlardır. Olumlu benlik algısına sahip ergenler bu tür sorunlarla baş etmede daha iyidir ve kimlik kazanımını elde etmede daha tutarlıdır. Ancak bu sorunlarla baş etmede sorun yaşayan ergenler sıkıntı yaşar ve kimlik kazanma yolunda olumsuz bir sonuçla karşılaşır. Bu da rol karmaşasına sebep olabilir. 6 Yakınlığa Karşı Yalnızlık 18-30 Yaş Frued, kişilik kuramını 18 yaşına kadar ele almıştır. Çünkü ona göre kişiliğin büyük bir kısmı bu yaşa kadar tamamlanır ve sonrasında değiştirilmesi zordur. Ancak Erikson, psikososyal gelişim kuramında, kişiliğin ölüme kadar devam ettiğini söylediğinden, kimlik kazanma evresinden sonra da kişilik oluşumunun devam ettiğini söyler. Psikososyal gelişim kuramının altıncı evresi olan bu dönemde, birey belli bir kimlik kazanımı elde etmiş ve çevresindeki kişilerle olumlu ilişkiler kurma dönemine gelmiştir. Bu evrede birey, insanlarla olumlu ilişkiler kurma, sevgi, karşı cinse ilgi ve sorumluluk alma seviyesine gelmiştir. Aynı zamanda bu dönemde birey, kişiliğine, ilgi ve yeteneğine göre bir meslek seçme durumundadır. Eğer birey evlilik ve aile kurma, kendisine göre bir meslek seçme konularında başarısızlık yaşarsa, bu durum onun yalnızlığa çekilmesine yol açabilir ve insanlarda uzaklaşmasına sebep olabilir. 7 Üretkenliğe Karşı Durgunluk 30-65 Yaş Daha önceki evreyi olumlu atlatan yani olumlu ilişkiler kurmuş ve mesleğini seçmiş bir birey, bu dönemde üretken biri olur. Çevresine ve ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiren ve toplumun ihtiyaçlarına cevap veren bir birey, işinde başarılı olma ve ailesinin isteklerini doğru şekilde yerine getiren biri olur. Çocuk yetiştirme, toplum kuruluşlarında görev alma, gençlere rehberlik yapma bu dönemin gereklilikleri içindedir. Üretken olamayan bireyde ise hiçbir işe yaramama duygusu oluşur ve ihtiyaçlara cevap veremeyen birisi olduğunu düşünür. 8 Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk 65+ Yaş Emeklilik dönemidir. Birey, bu dönemde geçmişini sorgulamaya başlar. Eğer Erikson’un psikososyal gelişim dönemlerini olumlu bir şekilde atlatmışsa, mesleğinde başarılı olmuş, çevresine ve kendisine karşı yararlı olmuş ve ailesinin sorumluluklarını yerine getirmişse, bu durum birey de mutluluğu ve haz almayı getirir. Eğer birey bu olumlu durumları yaşamamış ve geçmişte yaptıklarını beğenmiyorsa, bu durum bireyin umutsuzluk yaşamasına sebep olur. Umutsuzluk yaşayan bireyler, çevresiyle olumsuz ilişkiler kurar, geçimsiz ve anlayışsız birine dönüşebilir. Literatüre baktığımızda çocuk gelişim evrelerini kuramsal açıdan en iyi sınıflandıran bilim adamı olarak Sigmund Freud ve Eric Erikson’ u görmekteyiz. Diğer kuramcılar ve bizim gibi sahada uygulama halinde olan çocuk-ergen psikologları bu kuramları göz önüne alarak, çalışılan toplumun psiko-sosyal şartlarını göz önünde bulundurarak çalışmalar yürütüyoruz. Bilimin gelişme üçgeni olan tez-antitez-sentez bağlamında her fikri önemsiyor ve uygulama verilerine bağlı olarak eleştirilerimizi de yaparak uygulama tarzı geliştiriyoruz. Literatür’e giren bilgiler ışığında Freud ve Eric Ericson’un kuramlarını çocuk gelişim evrelerini sistematik-bilimsel ve her çocukta görülen gelişimsel süreçleri açıklayabilmesi açısından önemli buluyoruz. Freud’a göre; kişilik ilk 5 yılda oluşur ve daha sonraki yıllarda işlenir. 6. yaşta bir durgunluk başlar, kişilik dinamikleri daha dingin hale gelir. Ergenlikle kişilik dinamikleri yeniden canlanır ve yetişkinliğe doğru tekrar durulur. Oral Dönem 0-2 yaş Haz kaynağı ağızdır. Besin almak Dudaklar, ağız boşluğu, yutma şeklinde işler. Eğer besin maddesinden hoşlanılmazsa tükürülür. Diş çıkarmaya başlayınca ısırma ve tükürme işin içine girer. Bu yapılar daha sonra kişiliğin karakterini belirler. Ağzın dolmasından hoşlanım bilgi edinme, eşya depolama ve bunlardan haz almaya dönüşebilir ya da kolayca aldatılabilir, her şakaya kanabilir. Yani, ” oral saplanım ” görülebilir. Bu dönemde anneye bağlılık çok ön plandadır. Bağımlılık duyguları bu dönemde oluşur ve yaşam boyu da sürer. En zor giderilen duygudur. Egonun gelişmesinden sonra bile bireyin kaygılı, korkulu, güvenini yitirdiği dönemlerde bu bağımlılık duyguları tekrar görülür. En aşırısı ana rahmine dönme isteğidir. Anal Dönem 2-3 yaş Besin maddeleri sindirildikten sonra kalan artıklar bağırsağın son bölgesinde birikir ve anüs bölgesindeki kaslar üzerine basınç yapar. Bunun sonucunda dışkılama yapılır ve rahatlama sağlanır. İki yaş civarında başlayan tuvalet eğitimi bu dönemde büyük önem kazanır, çocuğun kişiliği üzerinde kalıcı izler bırakır. Çocuğun içgüdüsel olan bu dürtüsünün bazı kurallarla kontrol edilmesi istenir. Böylece çocuk boşaltımdan duyacağı hazzı ertelemeyi öğrenir. Annenin tutumları tuvalet eğitiminde ve çocuğun kişiliğinde bırakacağı etkilerde önemlidir. Anne Tutumları Anne kuralcı, titiz, katı ise çocuk dışkısını tutmaktan kabız olabilir. Tüm davranışlarını etkilerse çocuk tutucu bir kişilik geliştirir. İnatçı, cimri, sinirli olur. • Anne baskıcı ise çocuk olur olmaz yerlerde anneyi cezalandırmak için dışkısını boşaltır. İlerde ise eziyet etmeyi seven, dağınık kimlik özelliği geliştirir. • Anne teşvik edici ise çocuk dışkılama olayının önemli olduğunu anlar. İleride üretken ve yaratıcı olur. Fallik Dönem 3-6 yaş Bu dönemde cinsel organların işlevleriyle ilgili, cinsel ve saldırgan duygular önem kazanır. Mastürbasyon dönemin en egemen işlevidir. Oedipus Karmaşası Farklı cinsten ebeveyne karşı cinsel içerikli duyguların olmasıdır. Bu duygular mastürbasyon yaparken çocuğun fantezileriyle ve ana-babaya karşı birbirini izleyen sevgi, başkaldırıcı hareketlerle anlatım bulur. 3-5 yaşındaki çocuklar bu karmaşanın etkisi altındadır. 5. Yaştan sonra ya ortadan kalkar ya da bastırılır. Ama yaşam boyu kişiliği etkilemeye devam eder. Karşı cinsle ve otorite figürleriyle olan ilişkiler Oedipus karmaşasının yaşanış biçiminden etkilenir. Oedipus karmaşası kız ve erkek çocuklar tarafından farklı yaşanır • Önceleri her iki çocuk için de anne önemlidir. Çünkü anne, besleyen, büyütendir. Erkek çocuğun bu duygusu daha sonra da sürerken kız çocuğun duyguları değişir. • Erkek Oedipus Erkek çocuğun annesine beslediği cinsel içerikliduyguları ve babasına karşı duyduğu öfke çocuğun ana-babasıyla çatışmasına neden olur. Başat düşmanın babanın kendisine zarar vereceğini düşünür. Bu bir bakıma doğrudur çünkü baba cezalandırıcıdır. Babanın kendisini cinsel organından yoksun bırakacağından korkar. Freud bu korkuya ” kastrasyon anksiyetesi ” demiştir. Bu korkku, anneye duyulan cinsel içerikli isteğin, babaya duyulan öfkenin bastırılmasına ve baba ile özdeşleşmeye yardımcı olur. Babayla özdeşleştiği an aynı zamanda annasinme karşı olan duygularına da doyum sağlayacaktır. Bu bastırma süperegodaki en son gelişimdir. Freud’a göre süperego erkek Oedipus karmaşasının mirasçısıdır. Çünkü süperego ensest ilişkilere ve saldırganlığa karşı koyan bir siperdir. Kızlar Electra Kızlar, erkeklerden farklı bir cinsel organa sahip olduklarını görünce, anlayınca düş kırıklığına uğrarlar. Bu durumdan annesini sorumlu tutar. Bu nedenle de annesi bir sevgi nesnesi olmaktan çıkar, tüm sevgisini babaya yöneltir. Çünkü baba değerli bir organa sahiptir. Babasına ve diğer erkeklere bir kıskançlık duyar. Freud buna ” penise imrenme ” diyor. Kız çocuk erkek doğurursa bu korku büyük ölçüde giderilir. Kadın-erkek psikolojisi ararsındaki en önemli fark budur. Latent Dönem 6-12 yaş Bu dönemde cinsel içgüdüler uykudadır. 5. yaştan sonra çocuk yoğun bir dinginlik içine girer. Bu da erinlik dönemine kadar sürer. Genital Dönem 12-+ yaş Bu dönem öncesinin nesne seçimleri doğaları itibariyle narsistiktir. Birey kendi bedenini uyararak doyum sağlar. Bireyeler sadece kendi bedeninden aldığı doyuma bazı hoşlanımlar katabilirler. Ergenlik döneminde özseverci duyguların bir kısmı gerçek nesne seçimlerine yönelir. Ergen diğer insanları yalnızca özseverci araçlar diye değil, onları düşünerek sevmeye başlar. Cinsel çekicilik, toplumsallaşma, grup etkinlikleri, meslek planlaması ve yuva kurma isteği belirir. Ergenliğin sonuna doğru toplumsallaşmış ve diğer insanları düşünerek yapılan nesne seçimleri oldukça tutarlılık göstermeye başlar. Artık birey hoşlanım arayan özseverci çocuktan, gerçeklere yönelik toplumsallaşmış yetişkine dönüşür. Genital öncesi tepiler, genital dönem tepileriyle yer değiştirmemiştir. Oral, anal, fallik dönem tepileri genital dönem tepileriyle birleşmiş, kaynaşmıştır. Genital dönemin en önemli ve belirgin işlevi üremeye yöneliktir. Psikolojik süreçler ise bu işlevin başarılmasına yardım eder. Çocuk Psikolojisinde Erikson’a Göre Çocukların Gelişim Dönemleri Erik Erikson, Freud’un kuramını ergenlikten sonra yaşlılığa kadar genişleterek sekiz psikososyal gelişim dönemini tanımlamıştır. Gelişimde kritik dönemler olduğuna inanmaktadır. Erikson’a göre, insanın yaşamında belli başlı sekiz kritik dönem dönemde de atlanması gereken bir kriz,bir çatışma sağlıklı bir kişilik kazanmalarında bu dönemlerin başarılı olarak atlanması gerekmektedir. Eğer bir dönemdeki kriz tam olarak çözümlenemezse bireyin yaşamının daha sonraki dönemlerinde de bu kriz devam eder,çözümleninceye kadar problem yaratır. Gelişim Evreleri GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK Bu dönem,doğumdan bir yaşına kadar dönemde bebekler, çevresindeki dünyaya güvenip güvenemeyeceklerine ilişkin temel duygular ilk yılında çocuğun ihtiyaçlarının doyurulması,büyük ölçüde anne yada onun yerine geçen yetişkine başka deyişle,anne yada onun yerine geçen yetişkinle kurulan ilişkinin niteliği temel güven duygusunun ve toplumsallaşmanın özünü ve mutlu olmanın temelleri atılır. BAĞIMSIZLIĞA KARŞI UTANMA VE ŞÜPHECİLİK Bu dönem on ikinci aydan üç yaşına kadar dönemde çocukların çoğu yürümekte, başkalarıyla iletişim kurabilecek kadar artık tümüyle başkalarına bağılı kalmak dönemde temel güven duygusunu kazanmış çocuk, öz saygısını yitirmeksizin kendi kontrolünü kazanabilmesi için,özgürlüğü hissetmesi kendine yemek yeme,eşyalarını toplama,giyinme ve soyunma,giysisini seçme,karşılaştığı bazı problemleri çözme çabalarında teşvik çocukta bağımsızlık duygusunu temelleri kendini kontrol etme ve saygının özü bu dönemde oluşur. GİRİŞKENLİĞE KARŞI SUÇLULUK DUYMA Girişkenliğe karşı suçluluk duyma,üç yaşından altı yaşına kadar olan motor ve dil gelişimi,onun fiziksel ve sosyal çevresini daha fazla araştırmasına,daha atılgan olmasına olanak anne-baba gerekse okul öncesi eğitim kurumlarındaki öğretmenler çocuğun koşmasına,atlamasına,oynamasına izin verilmelidir ki çocukta girişkenlik duygusu merakından dolayı çok sık azarlanan ve engellenen çocukta,suçluluk duygusu gelişmektedir. BAŞARIYA KARŞILIK AŞAĞILIK DUYGUSU Bu dönem altı yaşından on iki yaşına kadar göre birey kişilik gelişim dönemlerinden ilkinde “bana ne verildiyse ben oyum” ikincisinde “ne yaparsam oyum” üçüncüsünde “hayal ettiğim şeyi olacak kişiyim” dördüncüsünde “ne öğrenirsem oyum” inancına dönemde çocuk okula gittiği için sosyal dünyasında büyük bir genişleme meydana gelir. Arkadaşlar ve öğretmenin çocuk üstündeki etkisi artarken ana-babanın etkisi giderek bu dönemde,yetişkinlerin kullandıkları aletleri kullanmaya çalışırlar;bir şey üretmeye çaba çabaları desteklendiğinde,çalışma ve başarılı olma davranışları taktirde sürekli olarak yaptıklarında eleştirilen bir desteklenmeyen,beğenilmeyen çocuklar,yaptıklarının değersizliğine inanarak aşağılık duygusu geliştirebilirler. KİMLİK KAZANMAYA KARŞI ROL KARMAŞASI Bu dönem 12-18 yaşları bu dönemde kimlik arayışı fiziksel ve fizyolojik değişimiyle baş etmeye çalışırken bir yandan da gelecekteki eğitimi,kariyeri hakkında yeni kararlar verme üstünde akran gruplarının büyük bir etkisi göre ergen bu dönemde başarılı bir şekilde kimlik kazanma sorununu çözerse kendine güvenen,kendinden emin bir kişi olarak yaşamını dönemde “Ben kimim?” sorusu çok önemli hale soruyu cevaplarken, ana-babasından çok,akran gruplarından dönemi değişme zamanıdır. Ergenin bu dönemde cevaplaması gereken birçok soru bazıları, “Çocuk mu yoksa yetişkin miyim?”, “Bir gün baba yada anne olacak mıyım?”, “Başarılı mı yoksa başarısız mı olacağım?”. Ergenin sağlıklı bir kimlik kazanmasında çevresinde model alabileceği yetişkinlerin bulunması önem taşımaktadır. Erikson’a göre bu dönemde ergen,başarılı bir şekilde kimlik kazanma sorununu çözerse,kendine güvenen,kendinden emin bir kişi olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur. DOSTLUK KAZANMAYA KARŞI YALNIZ KALMA Yaklaşık olarak 18-26 yaşlarını döneminde kimliğini bulan kişi bu dönemde artık başkalarıyla yakınlıklar,dostluklar cinsle arkadaşlıkta,sevgi ağırlık yaşamında evlilik ve iş kariyeri önemli hale döneminde dostluklar sağlam temeller üzerine yaşamında evlilik konuları ve evlenme önemli bir yer dönemdeki krizi sağlıklı olarak atlatan kişi güvenli bir şekilde sevgiyi verme ve alma gücüne sahip durumda,başkalarıyla dostluk ilişkisi kurmada güçlük çeken genç,birey için istenmeyen ve salıksız olan psikolojik bir yalnızlığa yetişkinin bu dönemdeki krizi,öğretmenlerine ve çevresindeki tüm kişilere karşılıklı sorumluluklar düşmektedir. İnsana sevgi ve saygıyı esas alan bir toplum yapısında,bu çatışmaların başarılı bir şekilde çözümlenebileceği gözlemlenmektedir. ÜRETKENLİĞE KARŞI DURAKLAMA Bu dönem orta yetişkinlik yıllarını için çocukları yoluyla neslini devam ettirmek önemli olduğu gibi evi dışında da gelecek nesillerin yetişmesine rehberlik ederek üretken olmadığında da bir işe yaramama duygusuna kapılıp durgunluk içine döneme olumlu atlatabilmesi için bireyin evini,işini paylaştığı kişilere önemli sorumluluklar bu dönemde üretken,verimli ve evi dışında da topluma yararlı işler yapabildiği,kendinden sonraki kuşaklara rehberlik edebildiği sürece durumda bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine karşı kayıtsız tavırlar ilişkiler kurar,kendi doyumunu ve çıkarını öncelikle hep yerinde saydığını düşünerek mutsuz olabilirler. Bu dönemdeki krizi,bireyin olumlu bir şekilde atlatmasında;evini,işini paylaştığı kişilere yani çevresinde yoğun etkileşimde bulunduğu bireylere önemli roller düşmektedir. BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK İleriki yetişkinlikteki yılları dönemde birey ya önceki yedi dönemin olumlu birikimi sonucu benliğini tam olarak bulmuş,mutlu, güvenli, sevilen,aranan bir kişi yada önceki dönemlerde çatışmaları sağlıklı olarak geçirmeme sonucu umutsuzluklar içinde hırçın aksi bir insan görünümündedir. Sonuç olarak,insanın kişiliğinin şekillenmesinde ve gelişiminde başlangıçta anne ya da onun yerine geçen yetişkinden başlayarak daha sonra aile,okul,şehir ve dünyadaki diğer insanlar önemli rol oynamaktadır. Tüm bu veriler ışığında, bilimsel bir yöntemle yatırım yapılan her çocuk, toplumsal devamlılık, refah ve mutluluğu için çok önemli bir yere sahiptir. Eğitimcilerin, anne-babaların, siyasilerin çocuk psikoloji gelişim özelliklerini göz önünde tutarak atacakları her adım kaliteli bir toplum temellerini atabilmek adına çok büyük bir öneme sahiptir. Bi Nefes Psikolojik Danışmanlık Merkezi , Uzman Klinik Psikolog Osman İLHAN Erikson, psikososyal gelişim kuramında biyolojik etkenlerin yanında çevresel etkenlerinde kişilik oluşumunda etkili olduğuna değinmişir. Bu yazımızda Erikson’un psikososyal gelişim kuramını ve Freud’un yapısal kişilik kuramından farklarını inceleyeceğiz. KPSS’de hemen hemen her yıl soru gelen bu yazımızı dikkatlice okumanızı gelişim kuramıPsikososyal gelişim kuramının genel özellikleri nelerdir?Erikson, Freud’un öğrencisi olup kişilik gelişimi üzerine görüşleri farklılık psikososyal gelişim kuramında, kişiliğin oluşumunda biyolojik etmenlerin yanında toplumsal etmenlerin de önemli olduğunu vurgulamıştır. Davranışların şekillenmesinde içinde yaşanılan kültürün payından söz etmiştir. Genel olarak Freud’un psikanalitik kuramını benimsemiş ancak bazı noktalarını eleştirdiği için farklılıkları ortaya psikososyal gelişim kuramına dair temel görüşleri nelerdir?Her insanın temel ihtiyaçları ya da egonun gelişimi temel ihtiyaçların karşılanmasıyla gelişim dönemler halinde dönem gelişim için bir kriz veya psikososyal problemle dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar dönemde aşılması gereken psikososyal krizler dönem kendinden sonrakileri krizler kişilik gelişimini gelişim kuramı için en önemli eleştiriler kişisel ve öznel yorumlara dayalı olmasından Erikson psikososyal gelişim kuramında kişilik gelişimini 8 dönemde gelişim dönemleri1- Temel güvene karşı güvensizlik dönemi 0-16 aylar arasındaki içerisinde bulunduğu dünyanın, çevrenin güvenilirliğini duygusu, başkalarının güvenilir ve tutarlı olduğunu bilme temel ihtiyaçlarının karşılanması bu dönemde önem ve babanın bebekte oluşturduğu izlenim dönemde güven oluşmazsa, ileride çekingen, kendine güvensiz kişiler Özerkliğe karşı kuşku ve utanç dönemi18 ay ile 3 yaş arasını kapsayan güven duygusu gelişmeye başlar ve kendi işini yapması işlerini kendi başına yapmak yönelik davranışlar ve sözel iletişim için kendi başına başarma güdüsü eğitimi bu dönemde önem kazanır. Barışçıl bir tutum cezalandırıcı veya utandırıcı davranışlar, çocukta kuşku ve utanç duygularını Girişkenliğe karşı suçluluk dönemi3 ile 6 yaş arası dönemi ve etrafındakilerin rollerini kavradığı yakın ilişkiler kurmaya ilgili merak oluşturur ve bu merakını gidermeye becerilerle beraber sosyal ilişkileri de güdüsünü tatmin etmek için faaliyetlerde sonunda çocuk başarısızlık yaşarsa, çocukta suçluluk duygusu dönemdeki çocuklara engelleyici bir tutum içinde olmamak çocuklarını cesaretlendirme, başarı güdüsünü güçlendirme ve hatalara karşı anlayış gösterme Çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu dönemi6 ile 12 yaş arası çocukların içinde bulunduğu dönemde çocuklar okullara başladığı için öğretmen tutumlar çocuklar için önemli başarılı olmak için çalışır; takdir ve kabul edilmeyi içerisindeki çocuklar çevresi tarafından kabul edilmezse değersiz olduğuna inanır ve aşağılık duygularını duygusu çevreyle iletişimi olumsuz yönde yeteneklerinin ortaya çıkarılması ve desteklenmesi ve ebeveynlerin çalışkanlığı destekleyici bir tutum izlemesi Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası dönemi12 ile 18 yaş arasındaki dönemi bağlı olarak vücutta önemli değişikler dönemini kapsayan bir rolleri giderek yetişkin rollerine dönem ergen birey için birçok krizin yaşandığı dönem iyi geçirilmezse bireyde kimlik bunalımı ortaya kimim? Sorusuna cevap arandığı bulabilmek için ana baba etkisinden kurtulmaya çalışmakta ve onlarla çatışma kimliğine müracaat eder ve özdeşim almaktan kaçarak çocuk gibi davranabilir veya taklit yoluyla beklenenin üzerinde davranışlar seçimi, karşı cinse duyulan ilgi gibi konular öne ve yeterli kişilik geliştirilmezse kimlik karmaşası ortaya dönemde ergenlik egosantrizmi ortaya ben merkezci düşünce yapısı nedeniyle olayları, kendini odağa yerleştirerek değerlendirme Psk. Ayşenur GüngörKimlik bunalımı oluşunca kimlik aramaya ara verilebilir. Buna psikososyal moratoryum Yakınlığa karşı uzaklık dönemiBirey bu dönemde kimliğini yakın ilişkiler kurmaya ve sorumluluk almaya seçimi önem duygusal yapısındaki değişiklikler yerini durağanlığa sevgiye ve paylaşmaya dayalı bir evlilik yapma isteği doğar .Kişiliğine uygun mesleği seçme arkadaşlık, eş seçimi ve meslek seçimi konusunda başarısız olanlarda yalnızlık duygusu Üretkenliğe karşı durgunluk dönemiOrta yaş grubunu kapsayan bir ailesine ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmeye yaratıcılığı , neslini devam ettirme isteği ve fikir üretme çabası önem yoksun kişiler yalnızlaşır ve yalıtılmışlık hissi durması durgunluğa ve kişiliğin zayıflamasına yol Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk dönemiBireyin yaşlılık dönemini kapsayan bu dönemde hayatı ile ilgili özeleştiri yapmaya ve üretken olduğunu düşünürse benlik bütünlüğüne yetersiz bir hayat geçirenler de ölüm korkusu yaşamaya psikososyal gelişim dönemlerinde yer alan aşılması gereken krizler ve sonuçlarıFreud ve Erikson’un kişilik gelişimindeki farklı görüşleri nelerdir?Kişilik gelişimi kuramlarıFreud’dan farklı olarak yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerini de ele insan gelişiminde kültürel, sosyal ve çevresel etkenlerin önemini kişilik gelişimi konusundaki determinist yaklaşımına karşı çağına kadarÖmürboyuidEgoDeterministAnti-deterministFreud ve Erikson’un kişilik gelişimde yer alan farklarıKaynaklarAkpınar S. Gelişim dönemleri, Erişim 2021Oya S. O. Psikososyal kişilik, Erişim 2021 erikson psikososyal gelişim kuramı Erikson'un kişilik gelişimi eriksonun evreleri Psikososyal gelişim erik erikson'un "insanın sekiz evresi" başlığı ile geliştirdiği dönemler kuramı, normal ve normal olmayan kişilik gelişmesini açıklamaktadır. erikson bu sekiz evreyi benlik gelişiminin aşamaları olarak tanımlamıştır. her evrede benlik, belli bir takım gelişmeleri tamamlamakta; sorunları çözmekte ve evreye özgü bir psikososyal bunalımı atlatmaktadır. evrelerin adı, benliğin o evrede geçirdiği psikososyal bunalıma verilen addır. erikson, her evrede benliğin karşılaştığı bir olumlu benlik öğesi, bir de bunun karşıtını kuramının dayandığı temel düşünceler şunlardır genel olarak insanların temel ihtiyaçları aynıdır. benlik ya da ego, gelişimin temel ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmaktadır. gelişim dönemler halinde meydana gelir. her dönem gelişim için fırsatlar sağlayan bir krizle veya psikososyal problemle nitelenir. farklı dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar sekiz evre söyledirtemel güvene karşı güvensizliközerkliğe karşı utanç ve kuşkugirişimciliğe karşı suçluluk duygusuçalışkanlığa karşı aşağılık duygusukimlik kazanmaya karşı rol karmaşasıyakınlığa karşı yalıtılmışlıküreticiliğe karşı verimsizlikbenlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk 1. temel güvene karşı güvensizlik 0-1 yaş çocuğun kendisine, anne babasına ve dünyaya güven duygusu umutolumsuz korku, şüphe2. bağımsızlığa karşı kuşku ve utanç 1-3 yaş çocuk, kendine güvenini yitirmeden kendini kontrol edebilme yeteneğini bağımsızlıkolumsuz özgüven problemi3. girişimciliğe karşı suçluluk duyma 3-6 yaş çocuk, etkinliklerde yönelim ve amaç kazanmayı amaçolumsuz suçluluk hissi, yetersizlik duygusu4. başarılığa çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu 6-12 yaş çocuk, başarı ve yeterlilik duyguları kazanır. işbirliği yapma, işi başarma özel bir öneme yetenek, aşağılık duygusu5. kimliğe karşı kimlik karmaşası 12-18 yaş birey, özdeşim yoluyla tutarlı benlik kazanır. kendine güvenen, kendinden emin bir kişi olarak yaşamını sadakat duygusuolumsuz isyan, mutsuzluk6. yakınlığa karşı uzaklık 18-40 birey, belirli mesleğe ulaşmak için çalışır. yakın ilişkiler kurma yeteneği sevgiolumsuz uzaklık, mutsuzluk7. üretkenliğe karşı durgunluk 40-65 birey, ailesinin dışındaki kişilerle, gelecek kuşaklarla ve toplumla ilgilenmeye önemsemeolumsuz verimsiz hissetme8. benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk 65 yaş ve üzeri birey, yasama dönüp baktığında bir tatmin hissi duyar. topluma etkin uyum sağlayabilen, aranan, sevilen ve sayılan bilgelik duygusuolumsuz memnuniyetsizlikDurumun video özeti Erikson’un kuramı 8 evreden ve kişinin tüm yaşamını kapsayacak şekilde oluşmaktadır. Erikson’un en fazla incelediği dönem ergenlik dönemidir. Çünkü, kişiliğin bu dönemde oluştuğunu güvene karşı güvensizlik0-1yaş Bu evrede bağlanma ve duygusal yakınlık önem temeli burada atılır. Bağlanma ilk olarak fizyolojiktir. Anne, çocuğu karşılık beklemeden besler, çocukta bağlanma gerçekleşir. Aynı zamanda güvenin temeli de bu dönemde atılır. Güven için en önemli unsurlar; tutarlılık ve kestirilebilirliktir. Annenin davranışları kestirilebilirse çocuk Dünyaya güvenle bakar. Fakat anne tutarsızsa ve davranışları kestirilebilir değilse çocuk tedirgin, her şeyden korkan ve zarar görme endişesi oluşan bir çocuk haline gelir. Çocuk, diğer insanlarla nasıl ilişki içinde olacağını, anneye bakarak ile olan ilişkisini bile anneye bakarak Özerkliğe karşı kuşku ve utanç 1-3 yaş Çocuk iç işlerinde bağımsız olmak isterken, bir yandan da dışarıdan birinin onu denetlemesini, onaylamasını, izlemesini ve geri bildirim vermesini ister. Eylemlerini kendi yapmak ister. Bu duygu ise “özerklik” olarak adlandırılır. Çocuk birey olduğunu hisseder. Kimliğinin sınırlarını çizer. Ebeveynler güvenli ortamda çocuklarına özerkliğini yaşatma fırsatı vermelidirler. Çocuk bireyselleşmenin verdiği duyguyu yaşamalıdır. Bunu yaşamazsa ilk defa bu dönemde çocuğun içine utanç tohumu atılır. Çocuk, acaba yapamaz mıyım?şeklinde kendi iradesinden kuşkulanır. Sürekli başka birinin onayını bekler, kendi fikirlerine Girişimciliğe karşı suçluluk3-6yaş Bu dönemde çocuk merakla sorular sorar. Çocuğun sorduğu bu sorulara basit ve sade şekilde, mutlaka cevap verilmelidir. Eğer çocuğun soru sorması engellenirse ileride hiçbir şeyi merak etmez. Çocuğun ileri ki dönemdeki akademik başarısı buna bağlıdır. Ayrıca bu dönem çocukta, sorumluluk, merhamet,acıma duygusunun oluştuğu dönemdir. Empatinin ilk tohumları atılır. Çocuk için hayvan beslemek bu dönemde Başarıya karşı aşağılık duygusu7-11yaş Çocuğun başarıyı tattığı dönemdir. Bu başarı sadece okul başarısından ibaret değildir. Herhangi bir alanda olabilir.örn sanat,spor… Çocuğa verilecek görev, çocuğun yeteneklerine uygun olmalı, gerekirse parçalara bölünerek verilmelidir. Anne- baba çocuğa olumlu geri bildirimlerde bulunmalıdır. Çocuğun kendi varlığını hissedebileceği alan oluşturulmalıdır. Çocuk başkalarıyla kıyaslanmamalıdır. Akademik öz güven bu dönemde gelişir. Plan yapma, ekip ruhu bu dönemde Kimlik kazanımına karşı rol karmaşası11-17yaş Bireyde hızlı fiziksel değişimler meydana bu değişikliklere ayak uydurabilmesi gerekir. Kimlik karmaşasından kurtulup sağlıklı bir kimlik kazanması gerekmektedir. Birey bu dönemde kendine ben kimim? Sorusunu sorar ve bu soruyu yanıtlarsa bir sonraki dönem sağlıklı geçer. Ergen bu dönemde karşı cinsin fiziksel ve zihinsel onayını almak ister. Fiziksel olarak çekici bulunmak, zihinsel olarak da fikirlerinin önemsenmesini isterler. Genç bu dönemde üzerinde otorite hissettiği her şeye isyan eder. Her konuda tartışma çıkarması kimliğinin sınırlarını oluşturmasından karşı yalıtılmışlık Genç yetişkinlik-17-30 yaş Bu dönemde çıkara dayalı olmayan yakınlık olmalıdır. Kişi anlaşıldığını hissedince yakınlık duyar. Bir önceki dönemde kimlik oluşturan genç, bu dönemde o kimliği başkalarıyla paylaşmak zorundadır. Dostluk bu dönemde çok önemlidir. Bu dönem dostluklarında çıkar aranmaz, dertler ve sırlar paylaşılır. Romantik ilişkide ise, kişiyi en fazla tanıyan kişi eşidir. Kişiliğin zayıf yönlerini,sırlarını, bilir, koşulsuz kabul Üretkenliğe karşı durgunluk Orta yetişkinlik 30-60 yaşHayatın en derin sorgulandığı çözülemezse durgunluk oluşur. Fakat kişi; çocuklarıma, torunlarıma tecrübemi aktarayım, mesleğimde bir şeyler yapayım sanatsa faaliyette bulunayım, diye düşünürse üretkenlik yaşanır. Türk toplumunda bu dönemin sigortası “torun bakma” dır. Yani birey sonraki nesillere faydası olduğunu gördüğünde üretkenlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk 60+ yaş Bu döneme kadarki yaşanılan hayat değerlendirilir. 60’lı yaşlarda kişinin hala yapmak istediği çok şey var fakat fiziksel olarak çökkünlük olduğu için kişi bunu gerçekleştiremez, enerjisi yoktur. Eğer kişi iyki de böyle yaşamışım der, yaşantılarını kabul ederse benlik bütünlüğüne ulaşır. Fakat kabul etmezse umutsuzluk, ölüm korkusu yaşar. Kişide değersizlik ortaya Altn

ericson un psikososyal gelişim evreleri